2016-01-30 01:08:15

Özgüven Kazanmak İçin Vazgeçmeniz Gereken 6 Alışkanlık

Çoğumuz, belirli zamanlarda, belirli insanlarla ve belirli durumlarda kendimize karşı güven hissederken bazı durumlarda ve bazı insanların yanında özgüvenimizi yitiririz. Ve kendimize olan özgüven duygumuzu nelerin etkilediğini doğru anlayıp bilmemiz gerekir. İşte özgüven kazanmak için vazgeçmemiz gereken 6 alışkanlık.

Kendinizden kuşku duymak veya kendinizi engellemek gibi alışkanlıklarınızla mücadele mi ediyorsunuz? Kendinize daha çok güven duymak için mi çabalıyorsunuz? Rüyalarınızın peşinden gitmek ve hayatınızı yaşamak yerine başkalarını memnun etmeye mi çalışıyorsunuz?

Kendinize güven duymanın en iyi yolu, hayatla barışık ve kendine daha çok güvenen bir şekilde düşünmenize ve hareket etmenize engel olan zihinsel ve duygusal olan alışkanlıklarınızın farkına varmak, farkındalık sağlayarak ve eski alışkanlıklarınızı değiştirmeye dikkat ederek, beyninizde yeniz pozitif duygusal yollar açabilirsiniz. Her bireyin beyni, nöroplastisite kapasitesine sahiptir. Bu da yeni düşünce ve davranış yollarının beyindeki nöronlar ve bu nöronlar arası yolları değiştirebileceği anlamına geliyor. Sizde derlediğimiz bu yöntemleri kullanarak eskide kalan kendini eleştirme ve kendini engelleme davranışlarınıza son verebilir, olumsuz davranışlarınızla yüzleşerek daha esnek bir bilinç seviyesine sahip olabilir ve aynı zaman da kendinize daha sağlıklı sınırlar belirleyebilirsiniz. Bu sayede beyniniz mutluluğa ve başarıya daha çok kenetlenir. İşte kendine daha çok güvenen, mutlu ve başarılı bireyler olmanız için üstesinden gelmeniz gereken 6 engel:

1. Suçluluk duygusu

Suçluluk hissi, birçoğumuzun çocuklukta öğrendiği bir duygu durumudur. "Yemeğini ye, yoksa arkandan ağlar" veya "Ben senin için saçımı süpürge ediyorum, sen ise bu durumda bile şikayet ediyorsun?" Cümlelerini hepimiz duymuşuzdur. Büyüdükçe bu cümleleri içselleştirip, hiçbir zaman yeterli olmadığımızı veya olamayacağımızı düşünürüz. Bu da güvensizlik yaşamamıza neden olur. Suçluluk duygusu, başkalarını bilerek incitmekten veya en derindeki değerlerinizi hiçe saymaktan kaçınmak konusunda size yardımcı olabilir. Ancak aşırı suçluluk duygusu yaşamın tüm neşesini alıp götürüyor. Suçluluğun birçok türü vardır, araştırmalar ise bu türler arasında tek bir suçluluk duygusunun iyi olduğunu söylüyor; o da yaptığınız zarar verecek bir hareketin ardından duyulan suçluluk hissi. Değer verdiğiniz birine yalan söyledikten veya bencil ve aşağılayıcı davrandık sonra duyulan suçluluk duygusu, aynı davranışı tekrarlamanızı engeller ve pişmanlık duymanızı sağlar. Diğer birçok suçluluk hissi ise böyle bir etkiye sahip değildir. İşe yaramayan bu suçluluk duygusuyla mücadele etmek için düşüncelerinizin değil sadece eylemlerinizin başkalarını incitebileceğini bilin. Geçmişteki hatalarınızdan ders çıkarın ve hayatın size verdiği hediyelerin, güzelliklerin kıymetini bilin.

2. Başarısız olduğunu düşünmek

Birçoğumuz, algımızın ve başarılarımızın rengini değiştiren bir başarısızlık hissi taşırız. Eğer hayata başarısızlık gözlüğüyle bakarsanız, pozitif kazanımlarınızı her zaman küçük görme veya önemsememe eğilimine sahip olursunuz. Aynı şekilde başarısızlık hissiyle dolu bir düşünce şekli, karşılaştığınız zorlukları ve ne kadar çok çabaladığınızı da önemsizleştirme eğilimine neden olur. Bu başarısızlık düşüncesi büyüme çağında aileden gelen eleştiriler, örnek gösterilen arkadaşlar veya kardeşler kadar zeki olduğunu düşünmeme hissi ve teşhis edilmemiş dikkat bozukluğu nedeniyle oluşabilir. Başarısızlık hissi hayatın önemli bir alanındaki hayal kırıklığından da kaynaklanabilir; boşanma, yalnızlık, borca ​​girme, okulda başarısızlık veya istediği işi bulamamak ve bunun pek çok sebep. Bu başarısızlık düşüncesi bir kez meydana geldiğinde, bunu hayatınızın her alanına taşıyabilir, başarılı olmak için yetersiz olduğunuzu düşünebilirsiniz. Bu düşünce, size verilen bir göreve yeterli özeni göstermeme, işi zamanında teslim etmeme veya fazla mükemmelci olmaya çalışmak, büyük resme bakmak yerine gereksiz ayrıntılara odaklanma şeklinde kendini gösterebilir. Güvensiz bir şekilde davranıp, yöneticilerinizde veya müşterilerinizde size karşı güvensizlik oluşmasına neden olabilirsiniz. Bu başarısızlık hissinin üstesinden gelmek için atmanız gereken ilk adım bu düşüncenin varlığının farkına varmak ve ona inanmak zorunda olmadığınızı görmektir. Her yeni fırsat, yeni bir başlangıç ​​ve geçmişteki hatalardan ders çıkarmak için yeni bir şanstır.

3. Her şeyi mükemmel yapmaya çalışmak

Kendi kendinizin en büyük eleştirmeni misiniz? Yaptığınız hiçbir şey kendi yüksek standartlarınızı karşılamak için yeterli değil mi? Demek ki problem var. Mükemmelcilik, her şeyi mükemmel yapmaya çalışmakla, siz birçok işleri yarım bırakacak, her şeyden bıkacak, yakında ise elinizi her şeyden soyutlamıştır olacaksınız. Review of General Psychology  yayınladığı bir makalede mükemmeliyetçi olan kişilerin depresyon ve aşırı heyecana, hatta intihara eğilimli olduklarını bildirmişti. Mükemmelcilik hem düşünceleriniz, hem de bedeniniz için tehlikeli olabilir. Mükemmelcilerin kendilerine karşı duydukları saygıları da şartlara göre değişken olabilir. Kendilerini sadece bir şeyi mükemmel yaptıkları zaman severler. Başkasının mükemmel olabileceğini düşünmedikleri için başkalarını sevme ihtimalleri de oldukça düşüktür. Mükemmelcilikten kurtulmak için "olmalı" ile biten cümlelerden ve hayatta sadece siyah ve beyazın olduğunu düşünmekten vazgeçmek gerekir. Kendinize bazı şeyleri denemek için şans verin. Hataları bir felaket olarak görmekten vazgeçin. Kendinize zaman verin. Yaptığınız bir işi defalarca kontrol etmeyin. Resmin bütününe odaklanın.
 

4. Pişmanlık hissiyle yaşamak

Pişmanlık olumsuz bir bilinç ve duygu durumudur ve elde edilen kötü sonuçlardan dolayı kendini suçlamaya, her şeyini kaybetmiş gibi hissetmeye, yaptığınız tercihleri geri almayı isteme veya yapacağınız tercihlerden vazgeçmeye neden olur. Eğer durumu değiştirmek için fırsat varsa, pişmanlık her ne kadar acı olsa da, bazen yararlı sonuçlar verebilir. Pişmanlık nedeniyle duyulan acı hissi yeniden odaklanmaya doğru yolu seçmeye yardımcı olabilir. Eğer kötü bir alışkanlığınız ve bağımlılığınız varsa, bundan kurtulmak için pişmanlık faydalı bir his de olabilir. Fakat herhangi bir şeyi değiştirmek için imkanınız olmadığı durumlarda pişmanlık hissetmek sizi zihinsel ve fiziksel olarak yorabilir. Bu tür pişmanlık hissi tüm vücudunuzun ve beyninizin kontrolünü kendi eline geçirebilir. Pişmanlıkla savaşmak için zihninizi şimdiki zamana yoğunlaştırın. Odaklanmanızı sağlayacak stratejiler geliştirin.
 

5. Kendini başkalarıyla kıyaslamak

Kendimizi sürekli başkalarıyla kıyaslayarak bazı yargılara varır, sonrasında ise bu yargılar üzerinden ne kadar başarılı olduğumuzu ölçmeye çalışırız. Oysaki başkalarının hayatının bize görünen yanları her zaman çok daha farklı olacaktır. Ve bu kıyaslamalar iki türdedir. Kendinizden üstün olanlar ve kendinizden düşük olanlarla kıyaslama. Bunun sonucunda ise, kendinizden düşük olanlarla kıyaslama yaptığınızda kendinizi iyi hisseder, kendinizden yüksek olanlarla kıyaslama yaptığınızda ise kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Oysa asıl probleminiz, başkalarının hayatının görünen yüzü altında neler olup bitiyor bilmemenizdendir. Dolayısıyla bir kıyaslama yaptığınızda kendi hayatınızın en özel yanlarının, başkalarının hayatının en yüzeysel yanlarıyla kıyaslarsınız. Örneğin; birçok milyoner, milyarder komşusu gibi olamadığı için kendini mutsuz hisseder. Elbette her zaman başkaları kadar iyi olamadığınız bir alan bulabilirsiniz. Fiziksel görünüşünüzde, kişisel yeteneklerinizde veya kariyer yaşamınızda gibi…Ve kendinizi sürekli olarak başkalarıyla kıyaslamanız, üzerinizde büyük bir baskı oluşturur. Çünkü herkesin yaşam şartları birbirinden çok farklıdır. Yapabileceğiniz en iyi kıyaslama dün, bugün, geçtiğiniz ay veya yıl yaptıklarınızı kıyaslamaktır. Yapacağınız bu tür bir kıyaslama, sizi ileriye götürecek ve attığınız adımları tahlil etmenizi sağlayacaktır. Bireysel şartlarınızı ve yeteneklerinizi iyiye götürerek daha büyük sonuçlar elde etmenize de yardımcı olacaktır.
 

6. Başkalarını memnun etmek

Başkalarını memnun etmeye çalışmanın asıl sebebi herkesin sizi sevmesini ve sizinle ilgili olumlu düşüncelere sahip olmasını istemektir. Belki Narsistik ve duygusal açıdan sizi istismar eden ebeveynlere sahip olmuşsunuz ve aile içinde psikolojik olarak ayakta kalabilmek için çocukluğunuz onları memnun etmekle geçmiş olabilir. Hatta beynin çok daha derinliklerinde başkalarının size öfkelenmesini veya size kızmasını önlemek için onları memnun etme düşüncesi de yatabilir. İnsanları memnun etmek, empatinin kötüye kullanımından başka bir şey değildir. Halbuki insanın her zaman başka bir tercih şansı daha var. "Olmalı" diye biten cümlelerden sıyrılın. Başkalarını memnun etmek için verdiğiniz çabanın sizi ne kadar sıkıntıya soktuğunu nelere mal olduğunu düşün. Sınırlar koyun ve başkalarından gelen taleplere hayır demeyi öğrenin. Uzun vadeli stresten kurtulmak için kısa vadeli rahatsızlıkları kabul edin. Başkalarının ihtiyaçlarıyla kendi ihtiyaçlarınız arasında bir denge kurmayı ve kendi ihtiyaçlarınıza öncelik vermeyi öğrenin.

Paylaş:
Tags:

Yorumlar

Henüz Yorum Yapılamamış

Yorum Yap