2015-11-17 19:12:26

Auranın gizemi

Pek çok mistiğin ve okültistin inandığı gibi insanoğlu vücut ışığı ya da aura denilen değişik renklerde bir ışıkla çevrilidir. Ve bu ışıklar ancak ve ancak okült eğitim görmüş kişiler tarafından ya da doğal clair-voyance’lar (duru-görü) tarafından görülebilirler.

Auranın gizemi

Pek çok mistiğin ve okültistin inandığı gibi insanoğlu vücut ışığı ya da aura denilen değişik renklerde bir ışıkla çevrilidir. Ve bu ışıklar ancak ve ancak okült eğitim görmüş kişiler tarafından ya da doğal clair-voyance’lar (duru-görü) tarafından görülebilirler. Bu ışığın kuvveti kişiden kişiye değiştiği gibi, ayrıca kişinin ruhsal yapısına uygun olarak ve ekstaz olabilme kabiliyetine göre de değişiklik gösterir. Günlük konuşmalarımız sırasında karşımızdaki kişilerin yüzlerinin mutluluktan parladığından bahsederiz. Bu parlamalar zaman zaman mecazi anlamda kullanımdan çok öteye geçer.

Eski Ahit’te, 34. sayfada (Tevrat) Musa’nın Sina Dağı’ndan - Allah’ın kendisine indirdiği emirlerin yazılı olduğu iki tabletle aşağı inerken, yüzünün ve cildinin çok parlak bir ışıkla aydınlanmış olduğu yazılmaktadır. Bu parlaklık öylesine fazlaydı ki, halk korktuğu için, Musa’nın konuşması bitene kadar yüzünü peçe ile örtmek zorunda kalmıştı. Aynı parlamalar ise Incil’de St. Paul’ün din değiştirerek Hıristiyan olması sırasında gördüğü vizyonlarda İsa’ yı tanımlarken kullanılanlarla benzerlik göstermektedir. Parapsikolojik araştırmacı yazarlarından Nandor Fodor, ortaçağa ait azizlerin veya kutsal kişilerin mistik yapılarını ve aralarındaki farklılıkları belirlemek için auraları dört değişik şekilde değerlendirmiştir: Nimbus, Halo, Aureola ve Glory. Nimbus ve Halo baştan çıkar ve başın çevresini dalgalar halinde kuşatır. Aereola vücudun her tarafından yayılır. Glory ise tüm vücut auralarının şiddetini artırır ve gerçek parlaklığına gelmesini sağlar.

Bu felsefe taraftarı olan kişiler ise, aurayı beş ayrı biçimde tanımlarlar: Sağlık aurası, hayati aura, karmik aura, karakter aurası ve ruhsal yapı aurası. Çeşitli renkler duygusal yapıyı ve karakteri belli eder. Çok parlak kırmızı: öfke ve şiddet, soluk kırmızı: hırs ve şehvet, kahverengi: hırs ve tamah, açık pembe: hastalık, sarı: yüksek entelektüel aktivite, mor: manevilik, mavi: dini bağımlılık, yeşil: hile, yalan ve kıskançlık, derin karanlık, yaklaşan ölüm.

Medyum Stephan Ossowiecki, 1900’lü yılların başlarında ara sıra meydana gelen karanlık auraların, beklenen ölümlerin bir göstergesi olduğunu söylüyordu.

Paylaş:
Tags:

Yorumlar

Henüz Yorum Yapılamamış

Yorum Yap